nolmuş nolmuş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nolmuş nolmuş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1 kez ağzı olan konuşmuş

oyun olimpiyatları

bugün izmir buca gölet'te oyun olimpiyatları vardı. önce paintball, sonra canlı langırt, sonra da "arayan bulur" oynandı. paintballu zaten biliyorduk da canlı langırt da zevkli bi' hadiseymiş baya :)


arayan bulur içinse aradık belamızı bulduk demek istiyorum :) sorular iyi hazırlanmıştı oldukça, kazıktı yani, eheh...


sonrasında cardfinans go card geldi, tişört dağıttılar bize, uçurtma uçurduk, foto filan çekildik topluca. tişört diyince aklınıza logonun eşşek kadar olduğu dandik tişörtler gelmesin bu arada. "goril", "gotik" gibi kelime oyunları yapmışlar, şekerdi tişörtler çok :) hatta bana kalmadı, kapıldı hepsi.. cardfinans'ın gelmesi beklentimiz dahilinde olan bi' şey diildi açıkçası, ama son zamanlarda ağırlık verdiği bu aktivitelerle go card cidden öğrenci dostu imajını iyice sağlamlaştırdı gözümde ve yaptığı sürprizlerle daha da sever oldum diyebilirim. şurda da okuduğum kadarıyla geçen hafta istanbulda bikaç sinema salonunda koltukların altına bedava bilet yerleştirmiş ve ücretsiz popcorn dağıtmış. hedef kitleyi nerde bulacağını ve gönlünü nasıl fethedeceğini iyi biliyor go card :) iyi kıyak geçmiş valla..


aslında uzun uzun anlatırdım bugünü; ama uykum geldi çok, fotoları da ekliyor ve bi' sonraki oyun olimpiyatlarında görüşmek üzere diyerek yatağıma doğru yol alıyorum :)




2 kez ağzı olan konuşmuş

avrupa'nın en dar sokağı

ymış burası. neyse ki hala geçebilecek durumdayım :)

11 kez ağzı olan konuşmuş

herkes bir gün 15 dakikalığına meşhur olacak


3 dk sını dün harcadım ben rezil bi' şekilde.. şöyle ki:

şimdi sergi açılışım vardı benim, yani bi' tek benim değil de 21'den 76'ya 17 kadın fotoğrafçının. ortak bi' projeydi ve açıldı, mutluyuz, neşeliyiz, mütemadiyen şarap içiyoruz bi' de. bu 17 kadının arasındaki en genç fotoğrafçı oluşum tüm gün insanlara 'en gencimiz, en küçüğümüz' şeklinde tanıtılmamla devam etti. neyse işte, ege tv'den gelmişler, röportaj yapacaklar. Arzu (arzu filiz güngör, proje sahibi) 'andromeda'yla yapmak ister misiniz? en gencimiz..' onlar da istediler.. işte ben başta her ne kadar 'ya şey yapmasak biz pek ben ee..' dediysem de, kameraman 'ışık rahatsız eder mi? açabilir miyim?' dediğinde 'tabii ki açabilirsiniz' diye artistik bi' giriş yaptım. neyse ilk soruyu sordular, cevapladım. fena diildim sanırsam. sonra kız dedi ki, 'buranın en genclerindenmişsiniz' ve sustu.. ne denir? 'evet, en genciyim..' dedim. kamera kızın kıç tarafında olduğundan suratı görünmeyen kız gözlerini pörtleterek bana baktı konuş der gibi. ben de başladım konuşmaya: 'yani işte en gencim ama, o kadar da genç sayılmam aslında.. yani o kadar gencim tabii de, çok genç böle çocuk filan diilim sonuçta. yani 20-21 yaşlarındayım, 15 diilim en azından. çok güzel, aysun da arkada dans ediyo güldürmeye çalışıyo beni.. neyse ne diyoduk.. öyle yani, gencim evet..' kız: teşekkür ederiz..

yemin ederim abartmıyorum.. 20-21 yaşlarındayım ne lan? dikkat ettiyseniz yaşımı bilmiyorum. off çok dertliyim okuyucu. sarhoş diildim, ama kafam cidden çok güzeldi :)

ayrıca kameralara oynayamamış olabilirim, ama belli ki kameramana oynamışım.. eheh.. ben dertlenince 'çok tatlıydın' filan dediler, yazık :)

20-21 yaşlarındayım ama 15 diilim en azından ne ya? andromedatopolsun.blogspot.com şöhret basamaklarını çıkamadan indim.. ayh.

2 kez ağzı olan konuşmuş

the story of stuff

Tüketim dünyasıyla ilgili baya başarılı bi' animasyon. işletmenin özeti diyebilirim. üretim, ekonomi, pazarlama, tüketim..
izleyin: http://www.storyofstuff.com/index.html

0 kez ağzı olan konuşmuş

my brute


tabii ki eksik kalmadım.. brute'umun yanında pupil ordusu da oluşturdum sayılır kendime.

öncelikle buyrun;
sonralıkla da androverdose'un masterlığındaki pupiller;
bi de ekstradan, -benim pupilim diil bu, sevgili sevgilime yaptım;
gördüğünüz gibi kızlar takımı gibin bişi kurdum kendime.. beklerim, dövüşürüz filan.
bi' de şöyle bi' site var oyunla ilgili, brute unuzun hangi levelda hangi özellikleri alabileceğini görebiliyorsunuz, hangisini geliştirmeye karar verirken filan kullanılabilinir. ayrıca ben level 13'te alacağım özelliklere bakıp şimdiden heyecanlandım açıkçası :) level yükseldikçe geçmesi zor oluyor gerçi, sanırım kendi yaptığımız dövüşler dışındakiler, yani diğer saldırılar experience point kazandırırken level atlamaya etkisizler. bi' bilen var mı buralarda? neyse ben bi' clanıma sorıyım..

3 kez ağzı olan konuşmuş

geleceğe dönüş :m





BirGün gazetesinden İlyas Başsoy'un kampanyasıymış sanırsam.. ben beğendim, sevdim, güldüm :) ama pek yayılmamış henüz..
kaynak: bigumigu





1 kez ağzı olan konuşmuş

Starbucks Hayatımı Nasıl Kurtardı


çok acayip'ten başka söyleyecek söz bulamıyorum ve direk haberi kopyalıyorum:


Beş yıl önce 3 bin dolarlık şık takım elbislerle dolaşan, Christian Dior ve Ford’un reklam kampanyalarını düzenleyen bir şirket yöneticisi, şimdi Starbucks’ta kahve yapıyor, tuvaletleri temizliyor.

Ancak, halen saatine 10 dolara çalışan Michael Gates Gill’in kaleme aldığı "Starbucks Hayatımı Nasıl Kurtardı" adlı kitap New York Times’ın "bestseller" listesine girdi. Oscar ödüllü ünlü aktör Tom Hanks ise, Michael Gates Gill’i beyaz perdede canlandırmaya hazırlanıyor. 

Ferrari gibi 

Yale Üniversitesi mezunu Gill’in düşüşü beş yıl önce New York’ta başladı. 63 yaşındaki Michael Gates Gill’e, bir kahvaltıda, "Senden daha az paraya çalışacak olan gençler var. Kusura bakma" denildi. Gill, şimdi gülerek, "Asla kahvaltıya gitmeyin. Mafya gibi. Dönüş yok. Oradan çıkıp hüngür hüngür ağladım" diyor. Gill, bu olayın ardından da eşinden boşandı, danışmanlık şirketini kapattı ve beyninde bir tümör olduğunu öğrendi.

Ancak, herşey, beş yıl önce bir gün, Gill’in Starbucks’ta kahve içmeye girmesiyle değişti. Bir yönetici, "Burada çalışmak ister misiniz?" diye sordu. Gill, hiç düşünmeden "evet" dedi. Beş çocuk babası, Yale Üniversitesi eğitimli Gill, "Hálá bazı kahve çeşitlerini yapmakta güçlük çekiyorum, ama çok iyi temizleyiciyim. Tuvaleti bir Ferrari gibi parlatıyorum" dedi. Michael Gates Gill, anılarını "Starbucks Hayatımı Nasıl Kurtardı" adlı kitapta anlatıyor.


2 kez ağzı olan konuşmuş

İ. Hero

Hürriyet.com'da gördüm dün haberi. Spiderman'in yaratıcısı Stan Lee, Thom Creed isimli dünyanın ilk gay kahramanını çizecekmiş. şöyle bi'şi bekliyorum ben:Resim Ekle

tinky winky kalın sesi süslü çantasıyla ortalarda gezerken, bi' çocuk olarak çok garip geliyordu bana. 'sesi niye kalın kadınsa' diye düşündüğümü hatırlıyorum. şimdi Thom Creed sevimli geliyor. alışıyor muyuz ne :)

merak edenler için, daha fazla ayrıntı şurda var.